İngiliz Derin Devleti de Müslümanları İslam’ın ana kaynağından, Kuran’dan uzaklaştıramadığı sürece Osmanlı’yı hiçbir zaman yıkamayacağını ve Türkleri de yenemeyeceğini görmüştür. Bu yüzden Müslümanların Kuran’dan uzaklaştırılması en baş hedef olarak seçilmiştir. Müslümanların Allah ile aldatabileceği ve içinden çıkmakta zorlanacakları hurafelere sürüklenmeleri hedeflenmiştir. İşte bu yüzden görünüşte sevgiden, batından, derinlikten ve Allah’tan bahseden ancak uyulduğunda insanları ruhsuzlaştıran, ülküsüzleştiren, pasifize eden, tali ve çıkmaz yollara sokan felsefeler zaman içerisinde bir zehir gibi topluma şırınga edilmeye başlanmıştır. İşte ancak bu şekilde kişilerde iman zafiyetleri ortaya çıkacak ve böylece de çıkarcılık, sevgisizlik, egoistlik ve dünya hırsı topluma hakim kılınacaktır.
İngiliz Derin Devleti, Rumiliği işte bu manada kendi hedeflerine çok uygun bulmuş ve İslam’a karşı kullanmaya karar vermiştir. Rumilik içinde yer alan hurafeler, evrim inancı, sapkınlık, kadın düşmanlığı, haramların helal kılınışı ve haşa kendisini Allah olarak gören anlayış, bu felsefeyi derin yapılar açısından çok kullanışlı hale getirmektedir.
Dikkatli bakıldığında, derin devlet elemanlarının Rumilikle olan ilişkileri derhal ortaya çıkacaktır.